Arama
      I.Dünya Savaşı Bölüm:2

Kategori: Olaylar | Yazan: Editor | Okunma Sayısı: 18309 | 29 Mart 2006, Çarşamba Yazdır

Savaşın uzun süreli ve yıpratıcı nitelik kazandığını gören Alman genel kurmayı, 1914 sonlarında Doğu Cephesi’ne ağırlık veren bir stratejiye yöneldi. İngilizlerin Baltık kıyılarına ya da Balkanlara çıkarma yaparak İttifak Devletlerinin başka bir cepheden zorlama önerisini benimseyen Fransızlar, Alman siperlerine yönelik saldırı sürdürme stratejisini kabul ettiler. Bu arada Rusya İngiltereye baş vurarak Kafkas Cephesi’nin yükünü hafifletmek amacıyla Osmanlı Devletine karşı yeni bir Cephe açılmasını istedi. İngiliz yönetimi içindeki sert tartışmalardan sonra, deniz kuvvetlerinin Gelibolu Yarımadasına çıkarma yapması kararlaştırıldı.


       Savaşın Kilitlenmesi 

       Yeni Stratejiler ve Çanakkale Seferi

       Savaşın uzun süreli ve yıpratıcı  nitelik  kazandığını gören Alman genel kurmayı, 1914 sonlarında Doğu Cephesi’ne ağırlık veren bir stratejiye yöneldi. İngilizlerin Baltık kıyılarına ya da Balkanlara çıkarma yaparak İttifak Devletlerinin başka bir cepheden zorlama önerisini benimseyen Fransızlar, Alman siperlerine yönelik saldırı sürdürme stratejisini kabul ettiler. Bu arada Rusya İngiltereye baş vurarak Kafkas Cephesi’nin yükünü hafifletmek amacıyla Osmanlı Devletine karşı yeni bir Cephe açılmasını istedi. İngiliz yönetimi içindeki sert tartışmalardan sonra, deniz kuvvetlerinin Gelibolu Yarımadasına çıkarma yapması kararlaştırıldı.

      Bir İngiliz filosunun, kara birliklerinin gelmesini beklemeden 19 Şubat’ta başlattığı saldırının ilk ayında,  Çanakkale boğazındaki dış savunma hatlarını yıkmanın ötesinde bir başarı elde edilemedi. 18 Mart’taki Boğazı geçme girişiminde iki İngiliz ve bir Fransız savaş gemisi battı. Mısır’dan gelen birliklerin  25 Nisan’da kıyıya yaptığı çıkarma, Liman von Sanders ve Mustafa Kemal Komutasındaki Osmanlı kuvvetlerinin kararlı direnişiyle karşılaştı. Avusturya ve Yeni Zelanda askerlerinin Arıburnu’nda bir köprü başı tutmasından sonra, karaya iki gün içinde 20000 kişilik bir kuvvet çıkarıldı. Beş noktada çıkarma harekatına geçen İngilizler, bunların yalnız üçüde karaya ayak basabildiler. Yeterli destek alamadıklarından, bu noktalardaki birlikler yerlerine çakıldı. Bu sırada hareketın çıkmaza girmesi Londra’da bir hükümet bunalımına yol açtı. Liberal hükümet yerini bir koalisyon hükümetine bıraktı. 


Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal Muharebe Arkadaşlarıyla (1915)  Otto Liman Von Sanders (1855 - 1929)


      İngiliz genelkurmayı Osmanlı kuvvetlerinin kuzey-güney ikmal hattını kesmek amacıyla Sarıbayır Tepelerini ele geçirmeye yönelik yeni bir plan hazırladı. 6-7 Ağustos gecesi Arıburnu’ndaki köprü başı güçlendirilirken, Anafarta Limanına da yeni birlikler çıkarıldı. Bunu izleyen saldırılarında sonuçsuz kalması üzerine harekattan vaz-geçildi. Aralık 1915 –Ocak 1916 arasında bütün itilaf birlikleri geri çekildi. Büyük umutlarla girişilen bu harekat İtilaf Devletleri’ne  214000 kayba mal oldu.

      1915’te Batı Cephesi

      Fransız ve İngiliz kuvvetleri şubat ve mart aylarında Alman  siperlerine karşı giriştikleri saldırılarda ağır kayıplara karşılık yalnızca birkaç yüz metrelik  ilerleme sağlayabildiler. Genellikle savunmada kalan Almanlar, İtilaf kuvvetlerinin Ypres’teki ileri mevzilerine karşı bir saldırı başlattılar. Bu cephede ilk kez kullanılan zehirli gaz İtilaf askerleri arasında büyük panik yarattı. Daha önce Polonya’da ters hava koşullarında kötü sonuç verdiği için zehirli gaz bombası üretiminden vazgeçilmiş olması, Almanların bu silahtan yararlanma şansını kısıtladı. Bir ay süren çarpışmalar sonunda cephe hattı pek az değişikliğe uğradı.

      İtilaf kuvvetlerinin eylül sonunda Lens çevresinde üç cepheden büyük kuvvetler ve makineli tüfeklerle giriştiği ortak saldırı, başlangıçta elde edilen başarılara karşın, ikmal desteğinin gecikilmesi nedeniyle kayıplarla noktalandı. Aralık’ta ingiliz başkomutanlığına Sir Douglas Haig getirildi.

      1915’te Doğu Cephesi

      Silezya’ya yönelik bir harekat öncesinde kanatları pekiştirmeyi amaçlayan Ruslar 1915 başlarında Doğu Prusya’nın güney sınırına saldırı hazırlıkların yoğunlaştırdılar. Ama Alman komutanı Ludendorff daha erken davranarak dört Rus tümenini kuşattı ve bu tasarıyı önledi. Galiçya’daki  çarpışmalar ise Rusya’nın lehine gelişmeye başladı. Bunun üzerine İttifak Devletleri Rusya’nın Dunajec Irmağı yöresindeki cephe merkezini dağıtmaya yönelik bir saldırıya geçmeye karar verdiler. 2 Mayıs’ta başlayan saldırıyla bozguna uğrayan Rus kuvvetleri sürekli gerilemek zorunda kaldı. Böylece Rus Cephesi ikiye bölünmüş oldu. Bu gelişmeyi beklemedikleri için gerekli hazırlıklardan yoksun olan İttifak komutanları kesin darbe indirme şansını yitirdiler. 


Sir Douglas Haig  Erich Luderdorff ( 1865 - 1937 )  Erich Von Falkenhayn (1861 - 1922)


           Avusturalya’yı yeni saldırılardan korumak isteyen Alman genelkurmay başkanı Falkenhayn, saldırının yönünü kuzeye çevirerek Doğu Prusya’dan ilerleyecek  Alman birlikleriye Rus ordularını sıkıştırma yoluna gitti. Ama Ruslar Narew Irmağı kıyısında saldırıyı durdurarak ana kuvvetlerini doğuya çekmeyi başardılar. Bunun üzerine, Ludendorf’un  öteden beri savunduğu Kaunas (Kovno)- Daugavpils( Dvinsk)- Vilnius(wilno) üçgeni üzerinde geniiş bir kuşatma harekatına girişmee planı uyguladıysa da, geç başlayan bu harekat  güçlü Rus direnişi karşısında  sonuç vermedi. Böylece 1915 sonbaharında Doğu Cephesi'nde de, Baltık Denizi kıyısındaki Riga’nın batısında güneye doğru inerek Romanya sınırındaki  Czernowitz’e ( Çernovitsi) kadar uzanan sabit bir savaş hattı oluştu.

      1914-1916’da Kafkasya ve İran

      Rus ve Osmanlı ordularının  karşı karşıya geldiği Kafkasya Cephesi’nin odak noktaları Doğu Anadolu ve Azerbaycan’dı. Bakü petrol yataklarını ele geçirmeyi ve Orta Asya ile Afganistan’a girerek  Hindistan’ı baskı altına almayı amaçlayan Osmanlı Devleti’nin önündeki en önemli engeller, ulaşım güçlüğü ve yöredeki Ermenilerin düşmanlığıydı. 

     Kasım 1914’te  Ruslar Sarıkamış üzerinden Erzurum’a yürümeye başlayınca,Enver Paşa  komutasındaki Osmanlı 3. Ordusu da Kars ve Ardahan’ı hedef alan üç yönlü bir saldırıya girişti. Savaşın yanında soğuk ve yorgunluk nedeniyle de 50 bin kişiye yakın kayıp veren Osmanlı  kuvvetleri Ocak 1915’te  Sarıkamış ve Ardahan’daki çarpışmalarda tam bir yenilgiye uğradı. Bu arada Azerbaycan’ın tarafsız bölgesine giren ve Tebriz’i alan Osmanlı birlikleri de Ruslar’ın karşı harekatına direnemeyerek martta geri çekildi.

      Rus ordauları Ocak 1916’da Doğu Anadolu’da geniş çaplı bir saldırı başlattı. Erzurum, Trabzon ve Erzincen düştükten sonra Ruslar Van Gölü’nün doğusuna kadar ilerlediler. Ağustos 1916’da Muş Bitlis’i geri alan Osmanlı ordusunun giriştiği karşı saldırı Oğnut’ta (Gönük) durduruldu. Bunu izleyen çarpışmalar cephedeki durumu pek etkilemedi.

      Tarafsız kalmasına karşın tarafların mücadelesine sahne olmaktan kurtulamayan İran, kuzeybatıda Osmanlı ve Rus ordularının işgaline uğradı. Alman ve İngiliz ajanlarının güneydeki kışkırtmaları yerel ayaklanmalara yol açtı.

       1914- Nisan 1916 Arasında Irak

     1914’te İran’daki petrol kuyularını korumak için Basra’yı işgal eden İngilizler, Hindistan’a yönelebilecek bir saldırıyı önleme   ve Osmanlı yönetimindeki Arapları yanlarına çekme düşüncesiyle, İran içlerine ilerlemeye başladılar. Eylül 1915’te Kutü’l-Amare’ye girerek Basra’daki üssünden 800 km kadar uzaklaşan İngiliz birliği Bağdat’a yöneldi. Ama sonuçsuz bir çarpışmanın ardından çekildiği Kutü’l-Amare’de Osmanlı birliklerince kuşatıldı ve 29 Nisan 1916’da teslim olmak zorunda kaldı.

      1915 Temmuz 1917 Arasında Mısır Cephesi

     Osmanlıların etkisiyle Kasım 1915’te Mısr’daki İngiliz kuvvetlerine saldırılar düzenlemeye başlayan Libya’daki Senusiler,  birkaç ay süren çarpışmaların ardından püskürtüldü. İngiliz kuvvetlerinin bir yıl sonra Siva Vahasını işgal ederek Senusileri etkisiz hale getirdi. Bu arada Osmanlı ordusunun 1915 ve 1916’daki iki kez ele geçirme girişiminde bulunduğu Süveyş Kanalı’nı, Sina Çölü üzerinden gelebilecek tehditlere karşı koruma sorunu öne çıkmıştı. İngiliz casusu Lawrence’ın çabalarıyla Hicaz’da başlayan ayaklanmanın (bak: Hicaz Ayaklanması) Filistin ve Suriye’ye kadar yayılması bu tehlikeyi ortadan kaldırdığı gibi, Osmanlılar için büyük önem taşıyan Hicaz demir yolunu da tehdit edecek bir düzeye çıktı. Bu durumdan yararlanmak isteyen İngiliz komutanı Archibald Murray, Aralık 1916’da  geniş çaplı bir harekat başlatarak Sina Çölü’ndeki bazı Osmanlı ileri kolordularını ele geçirdi. Mart 1917’de Gazze’nin düşmek üzere olduğu bir sırada Murray, savaşın gidişinden çekinerek geri çekilme yoluna gitti. Ertesi ay bu yanlışı düzeltmek için yaniden saldırıya geçtiyse de, ağır kayıplar vererek püskürtüldü.

Thomas Edward Lawrence (1888 - 1935)  Archibald Murray (1860 - 1945) Luigi Cadorna (1850 - 1928)

      1915-16’da İtalyan Cephesi

      İtilaf Devletleri, Avusturya-Macaristan ve Sırbistan’ın bazı topraklarında gözü olan İtalya ile 26 Nisan 1915’te bir antlaşma imzalayarak bu ülkenin Avusturya’da savaş açmasını sağladılar. Avusturya’nın öteki cephelerden fazla güç kaydıramayacağını düşünen İtalyan komutanı Luigi Cadorna, cephe gerisini ve sol kanadını kuzeyden gelebilecek bir saldırıya açık bırakarak Isonzo vadisi üzerinden doğuya yönelik bir harekat başlattı. Irmağın taşması sonucu ilerleyemeyince, bir siper savaşına tutuşmak zorunda kaldı. Bunu Avusturya siperini geçmeye yönelik Isonzo Çarpışmaları izledi. Ama 1915’te girişilen dört saldırı da büyük kayıplara karşınsonuç vermedi. Mart 1916’daki başarısız saldırının ardından Avusturya birliklerinin kuzeyden Asiago bölgesine girmesiyle İtalyan Cephesi’nin yönü değişti. Haziran ortalarında karşı saldırıya geçen İtalyanlar  işgal edilen topraklarının ancak üçte birini geri alabildiler. Doğu Cephesi’nde  Gorizia’nın (Görz) alınmasından sonraki saldırlar boşa çıktı.  Avusturya’nın iki katını bulan İtalyan kayıpları 1916 sonunda 500 000 kişiye ulaşmıştı. 

   
       1915-17’da Sırbistan Cephesi

       Öteden beri Sırbistan’ın hesabını görmek isteyen İttifak Devletleri Osmanlı Devletleri’yle Balkanlar üzerinden güvenli bir demiryolu kurma konusu da gündeme gelince 1915 yazında güney cephesine ağırlık vermeye başladılar.  6 Eylül’de Bulgaristan’la bir İttifak antlaşması imzaladıktan bir ay sonra, Avusturya ve Alman kuvvetleri Tuna’yı geçerek Sırbistan’a girdi. Bulgaristan'da doğudan Makedonya üzerinden saldırıya geçti. Bunun üzerine Yunanistan’ın Selanik limanı’na çıkarma yapan İttifak kuvvetleri kuzeye doğru ilerledi. Ama Bulgarlar önlerini keserek onları Yunanistan sınırına püskürttüler. Bu arada kuşatmadan kurtulmak isteyen Sırp ordusu da çetin kış koşullarında geri çekilerek Kofu Adası’na sığındı.
 
     1916 sonbaharında Selanik’e yeni İttifak birlikleri çıkarılmasına karşın, ilerlemelerini sürdüren Bulgarlar Sırbistan’la Yunanistan’ın bazı bölgelerini işgal ettiler. Bu cephede 500 000 kişiye ulaşan İttifak ordusu hiçbir ilerleme sağlayamadan yerine çakılıp kaldı.

1.Bölüm
2.Bölümün Sonu
3.Bölüm
4.Bölüm


    Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış

    Yorum Yazın:
İsim:
E-Posta:
Mesaj:
 
Onay Kodu:


Tarihin Tanıkları 2009
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 2.0 License. ©  



Dost Siteler :|İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti|